Yılmaz Güney Sözleri

admin

15

Yok

Yılmaz Güney Sözleri

Etiket: Yılmaz Güney Sözleri Kısa, Yılmaz Güney Sözleri Aşk, Yılmaz Güney Sözleri Vatan, Yılmaz Güney Sözleri Anlamlı, Yılmaz Güney Sözleri Facebook, Yılmaz Güney Sözleri İnstagram, Yılmaz Güney Şiirleri

Rahmetli Yılmaz Güney’in sevilen sözler’ni sizler için ekledik. Sizlerde YılmazGüney hayranıysanız eğer, sitemizde güzel sözlere ulaşabilirsiniz.

En güzel sözlerin ve mesajların yer aldığı bu güzel sözler sitesinde şimdi de sizler için en güzel Yılmaz Güney sözleri hazır ettik. Bu güzel Yılmaz Güney sözlerini sosyal medyada paylaşın ya da kısa mesaj ile yollayın.

 YILMAZ GÜNEY SÖZLERİ

Günün Sözü: Bir köpeğin dostluğu bir dostun köpekliğinden iyidir.


Kızdığım zaman değil sustuğum zaman bitmiştir.

Kimin gerçeği olursan ol artık benim hayalim bile değilsin.

Bazıları çok fakir… Düşünsenize sadece paraları var.

Babam dünyanın en güçlü adamıydı. Bir ekmeği hepimize bölebiliyordu.

Teller büyük evleri korurmuş köpeklerde büyük adamları.

Biz de bilirdik sevgiliye karanfil almasını lâkin aç idik yedik karanfil parasını.

İçimi yalayıp geçen hüzün geride mutlu düşler bırakıyor sevgili.

İnsanı yaşatan içimizdeki hayat böceğidir O ölürse hayatımızın da tadı biter.

Bir çayın şekersizine bir de insanın şerefsizine alışamadım gitti.

Ben kimsenin canını yakmadım onlar benim ateş olduğumu bile bile geldiler.

Benim acıya verecek bir şeyim kalmadı. Mutluluktan alacaklıyım.

Paranla şeref kazanma şerefinle para kazan ki paran bittiğinde şerefin de bitmesin.

Adam olmak bir grubu dahil olmak değil bir duruşa sahip olmaktır.

Daha önce acı çekmiş biriyle birlikte olun! Çünkü onlar mutluluğun değerini iyi bilirler.

Bizim parasızlıktan kesemediğimiz sakalımız serseriye moda olmuş.

Zulme dayalı tüm saltanatlar yıkılacaktır! Sen babanın oğluysan bende Allah’ın kuluyum.

Hadi takas edelim bir şeylerimizi. Mesela gülüşünden ver ömrümden al.

Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin. Bu parmaklıklar bu demir kapılar bu hava inan.

En zor en imkânsız zamanda dahi başarıya gitmenin tek yolu çalışmaktır.

İdam sehpasında bir mahkûm yaşamayı ne kadar çok istiyorsa ben de seni o kadar çok seviyorum.

Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü bazen bir serçe kadar güçsüzsem bir nedeni vardır.

Sen elin cilalı mermer taşlarında kibar beylerle dans ederken ben her gün Azrail’le dans ediyordum!

Unutmak zaman ister demiştim yanılmışım. Zaman değil yürek istiyormuş. O da sende kaldı.

Geride kalan tek şey yüreğim. Sahip bile çıkamıyorum artık ona! Baksana almış başını gitmiş sana.

Ben bir kavga adamıyım. Sinemam da bir kavganın halkımın kurtuluş kavgasının sinemasıdır.

Pardösüsü olanlar kışı özlerdi. Ekmeği olanlar akşamı uykusu olanlar geceyi beklerdi. Ölüm beni çağırıyor.

Güzellik bir bütünün sonucudur. Bunun için kolay görülmez kolay varılmaz kolay anlaşılmaz.

Biz önceden küçük şeylerle mutlu olan insanlardık. Sonra aklımıza sevda diye bir şey soktular toparlanamadık.

Ben en azından katilimi tanıyorum. Fakat sen bir gün sevilmediğin bir yürekte kim vurdu ya gideceksin.

Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün hayatımda hep üzüldüm hep yandım.

Sen hiç ölümün gölgesinde özgürlüğü yaşadın mı? Bir garibanın elinden tutup da hiç kadere rest çektin mi?

Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz acısını acımız yaptık.

Faşizm hangi ülkede olursa olsun sadece o ülkenin işçisine ve halkına değil tüm dünya işçilerine ve halkına karşıdır.

Gülümsüyorum! Çünkü biliyorum ki gülümsemek dostlarıma karşı sunduğum en iyi ikram düşmanlarıma karşı en asil darbedir.

Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili.

Dostluğu ve sevgiyi yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye.

Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın gözyaşı bile içimizi parçaladı. Kedilere ağladık kuşların yasını tuttuk.

İnsanları taş duvarlar demir parmaklıklar arasında terbiye etmeyi onların düşüncelerini önlemeyi düşünen anlayış yıkılacaktır.

Sevgili yetmiyor sevgili sözü tek başına. Karşılamıyor içimi dolduran duyguyu. Oysa ben sevgili derken neler düşünüyorum bilsen.

Hayatı kendim için yaşamıyorum! Ve korkmuyorum hiçbir şeyden. Başıma gelecekleri de biliyorum. Her şeye rağmen düşmana inat yaşayacağız. Yarın bizim çünkü.

Ülkemden ayrılışım özgür olmak yaşamak istediğimden ötürü değil özgürlük ve demokrasi kavgasına daha etkin ve aktif bir biçimde katılabilmek içindir.

Arkadaşlar! Dışarı da bir şeyler oluyor farkında mısınız? Uykuda olanları sarsın uyandırın. Herkese söyleyin yakında ışıklar kesilebilir. Karanlıkta ne yapacaksınız?

Asıl hapishane insanın kafasında yarattığı hapishanedir. Hayatı sınırlayan hapishane odur ki ilk fırsatta yıkılmalıdır. Dünyayı daha iyi kavrayabilmek için.

Damla damla sevgili. Bir gün akıp gideceğiz hayata. Duvarlar yıkılacak açılacak bütün kapılar bilesin. Benim yüreğim sensin şimdi seni vurur durur. Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.

Eğer bir toplumda devrim ve toplumsal değişim için koşullar olgunlaşmışsa ama bu toplumsal değişimi gerçekleştirecek bir güç yoksa o toplum için için çürümeye başlar.

Sorunun esası şudur ya devrim yolunu seçeceğiz ya da bu düzenin baskılarına haksızlıklarına boğun eğerek şu ya da bu biçimde teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş yok olmanın bir biçimidir.

Hayatın iyi uslu bir seyircisi olmaktansa hayatın içinde başarısız bir adam olmak bin kere daha iyidir. İyi bir boks seyircisi olmaktansa kötü bir boksör olmayı göze almak daha iyidir.

Baylar korkunuzu telaşınızı anlıyoruz. Bugün otlandığınız toprakları fabrikaları madenleri korumak için her türlü vahşete hazırsınız. Ama bilmelisiniz ki korkunun ecele faydası yoktur ve hiçbir vahşet bizi haklı davamızdan caydıramayacaktır.

Biz hep gurbet türküleri söylemek istemiyoruz. Dağlarımız ovalarımız ırmaklarımız bizi bekliyor. Bir köle olarak yaşamaktansa bir özgürlük savaşçısı olarak ölmeyi tercih ederim.

Sizi kendi yarattığınız sosyal-siyasal çelişmeler içinde döktüğünüz ve dökeceğiniz kanlar içinde boğacağız. Bizim ülkemize dönme hem de zaferle dönme umudumuz ve güvenimiz vardır. Ama sizler bir gün kaçacak ve bir daha dönemeyeceksiniz. Beyaz Ruslara bakın kral Faruk’a Şah’a Somoza’ya bakın ve halkın geleceğini görün.

On binlerce milyonlarca insan beni izler hedefim onların sevgisine layık olmak farkında olmadıkları şeyleri göstermek onları uykularından uyandıracak filmler yaparak onları toplumsal mücadeleye katmak için çalışırım.

Dağlarımız ovalarımız ve ırmaklarımız bizi bekliyor. Biz bütün ömrümüzü gurbette geçirip gurbet türküleri söylemek istemiyoruz. Biz yiğitlikleri ile destanlar yazmış bir halkız ve önümüzde duran bütün güçlükleri yenecek. Aceme kararlılığa ve koşullara sahibiz. Dost ve düşman herkes bilsin ki kazanacağız mutlaka kazanacağız.

Her şeye rağmen düşmana inat yaşayacağız. Yarın bizim çünkü. Biz öleceğiz ama çocuklarımız bırakacağımız mirası taşıyacaklar yüreklerinde. Ve onların yürekleri bizim altında ezildiğimiz korkuları taşımayacak.

Sayfamızı Değerlendirin
[Toplam: 0 Ortalama: 0]