Ramiz Dayı sözleri

admin

14

Yok

Ramiz Dayı sözleri

Etiket: Ramiz Dayı Sözleri Kısa, Ramiz Dayı Aşk Sözleri, Ramiz Dayı Replikleri, Ramiz Dayı Şiirleri, Ramiz Dayı Sözleri Sadakat, Ramiz Dayı Sözleri Facebook, Ramiz Dayı Sözleri Twitter, Ramiz Dayı Sözleri Yeni, Ramiz  baba sözleri, Ramiz baba şiirleri

 

Birbirinden güzel Ramiz Dayı’nın sözlerini ilk film çektiğinde keşfetiştik. Ve sonrasında Belgesellerde konuşmasından tanıdık. Rahmetli Ramiz Dayının Bizlere söyleyecek daha bir sürü sözleri varken Allah ın rahmetine kavuştu

Ünlülerin en güzel ve en anlamlı sözlerini de bu güzel sözler sitesinde bulacaksınız. Bu güzel sayfada sizlere en anlamlı Ramiz Dayı sözleri hazır ettik. Bu anlamlı Ramiz Dayı sözlerini sosyal medyada paylaşın ya da kısa mesajla yollayın.

Ramiz Dayı’nın bizlere söylediği sözler ve aşk şiirleri olarak bırakmış olduğu en büyük eser diyebiliriz. Ramiz Dayı’nın kısa aşk sözleri ve Facebookta paylaştığı yazıları şimdi gün yüzüne çıkmaktadır.

RAMİZ DAYI SÖZLERİ

Günün Sözü: Bazen hayat seni öyle zorlar ki yeğenim yolun başında kimdin unutursun.


Güç gizden gelir yeğen!

Hesap görmek hesap etmekten zordur yeğenim.

Teslim olunmadan sadık olunmaz.

Portakalı soymadan içinin iyi olup olmadığını anlayamazsın.

Cesurun bakışı korkağın kılıcından keskindir yeğen!

Senin yerinden oynatamadığın taşlar var yeğen ama benim yok!

Sadakat ya birine doğru koşmaktır ya birinden kaçmaktır.

Kaderimiz olan aşka değil de aşkıyla kaderimizi değiştirene içelim!

Mesele ölmek değil yeğen asıl mesele iz bırakabilmektir.

Değişmek zordur yeğenim ama bazen Aynı adam olmak daha zordur.

Ben her şeyi olan ve kaybedeceği hiç bir şey olmayan insanım.

Ne kadar değişirsen değiş nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı.

Ölüm gibidir sadakat. Bir kere çizgiyi geçtin mi geri dönüş yoktur.

Bazen öyle acır ki için değiştin sanırsın şimdi dersin. Şimdi her şeyi yapabilirim.

Çözemedim bazılarını. Uzaktan mı adamlar adamlıktan mı uzaklar?

Mesele ölmek değil dost bildiğin en güvendiğin adamın eliyle ölmekmiş mesele.

Sevdiklerimize çok yakından bakarız. Bu yüzden kusurlarını görmeyiz.

Kadere inanan insan tesadüfe inanmaz. Tesadüfe inanan adamsa kaderini kendi elinde tutamaz.

Hayatın kuralı bu ne kadar uzağa gidersen git başladığın yere dönersin sonunda.

Sadakat sevdiğinin kalbini tutup avucunda tutmaktır ama sadakat gerektiğinde o yüreği fırlatıp yere atmaktır.

Çaresizlik aradığı çarenin belki tam önünde olması ama onu bulacak vaktin olmamasıdır çaresizlik.

Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.

Geçmişe dönmek başka geçmişi silmek başka. Bir kere aktı mı zamanın içinden suyun yolu değişmez.

Bazen yaşamak için öldürmek zorundasın. Bazen yaşamak için içindeki sevgi seni öldürmeden sen onu öldürmek zorundasın.

Sadakat endam değildir aslında sevgiden kör olmaktır hep kaçtığın şeye eninde sonunda yakalanmaktır sadakat.

Bir gün sevginin bitmesine insan neden üzülsün. Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi.

Sadakat ne menem şeydir bu sadakat? Sadakat sır saklamak mıdır? Sessiz kalmak mıdır? Kıyametin kopacağını bile bile.

Savaşmak aslında hasmınla savaşmak değil sevdiklerinle savaşmaktır. Savaşırken göremezsin bazı savaşları kazanamazsın artık durmalı ve geri çekilmelisin.

Zorunu benden duy yeğenim herkese yalan söylemen yetmez artık. Bundan böyle bir başına kalsan da artık kendin olamazsın.

Sevdiğini korumak için savaşman yetmezse eğer en karanlık çare onun sevgisini öldürmektir. Sevdiğini kurtarmak için en kötü ihtimal en son yol ona ihanet etmektir.

Hayal ettiğin her şey bir gün bir ihtimal gerçek olabilir o ihtimali yok etmeden unutabilir misin gerçekten sevdiğin tek insanı.

Sözler verilir sözler unutulur gün gelir ihanet eden sadakat ister. Sadaka gibi verilmez sadakat isteyen hepsini ister. Sevdiğine sadık kalan adam kendinden vazgeçebilen adamdır.

Unutma! Bin kere dönsen o güne bin kere ihanet edecekler sana. Herkes doğasının gereğini yapar. Bin kere ihanet etseler sana çaresi yok bin kere gidersin yanlarına.

En iyi soygunlar girerken değil çıkarken bozulur yeğen. Haydutlar öyle iyi planlar ki girmeyi nasıl çıkacaklarını unuturlar. Çıkacaksan hemen çıkacaksın yeğen yoksa çekerler yoksa seni içeri.

Korkunçtur sonunda gördüğün gerçeğin en çıplak en gaddar en acımasız yüzü ama en korkuncu her şeye sahipken bile bir anının bir hayalin bir hayaletin peşinden koşmak.

Elinden bir şey gelmeyince kabullenmek kolaydır. Asıl çaresizlik kendine elimden geleni yaptım mı diye sormaktır. Çünkü asıl çaresizlik çareyi geçirmişken eline avuçlarının içinden kaçırmaktır.

İkisi de akıntının içine doğru sürüklenirken kurbağa sorar akrebe niye yaptın akrep kardeş? Bak şimdi ikimiz de öleceğiz. Akrep döner ve şöyle der napayım benim huyum bu.

Ölüm gibidir sadakat pazarlığı olmaz. Bir kere çizgiyi geçtin mi yoktur dönüşü… Ne umutlar fısıldarsa fısıldasın sana hayat çeker gider sadık kalmaz sonunda… Ama kötülük öyle mi hep yanı başındadır insanın.

Sadakat erdem değildir aslında sevgiden kör olmaktır hep kaçtığın şeye eninde sonunda yakalanmaktır sadakat. Yemin etmeden bir daha düşün çünkü sadakatle başlayan her şey ihanetle biter.

Gerçekleri saklayarak ulaşabilir misin gerçeğe anıların içinde aradığın insanı bulabilir misin hiç yaşanmamış hayata gerçek gibi tutunabilir misin orada olmayan birinin seni hala koruduğuna inanabilir misin gerçeğin o kadar çok yüzü var ki senin gördüğüne inanabilir misin…

Seni sınayacaklar yeğen sana soracaklar. Ne soracaklar yeğen bir tarafta melek bir tarafta şeytan ne soracaklar sanırsın ha? Seni sınayacaklar yeğen sana soracaklar. Artık tereddütte gerek yok ya ileri gideceksin ya vazgeçeceksin.

Ezel bir kere ihanete uğradın mı anılar sana bataklık olur yeğen. Hatırladıkça çekerler seni içeri hatırladıkça affetmek istersin yeğen. Çünkü affetmek unutmak demek öncesini hatırladıkça sonrasını unutmak istersin çırpınma boşuna yeğen o hançer bir kere saplanınca çıkarmaya kalktıkça iyice kalbine gömersin.

Hayatın kuralı bu yeğen ne kadar uzağa gidersen git başladığın yere dönersin sonunda. Ne kadar değişirsen değiş nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı. Ne kadar terbiye etsen de susturamazsın içindeki canavarı. Nereye gidersen git şunu unutma. Herkes gün olur evine döner.

En karanlık gününde en çaresiz anında kendini ortaya atıyorsan eğer en umutsuz anında kendin için değil çocukların için kendini çare diye sunuyorsan eğer yüreğinde çocuğunun sevgisini tutan hiç kimse çaresiz değildir. Tüm kapılar üstüne kitlenmiş de olsa birinin kalbinde yer tutan hiç kimse tutsak değildir kendi kafesine. Çaresizlik aradığın çarenin belki tam önünde olması ama onu bulacak vaktin olmamasıdır çaresizlik. Çaresizlik cevapsız kurak bir ıssızlık değildir. Dışarıda devam edecek hayattır asıl engel. Asıl engel sana geçit vermeyen seni umursamayan seni yutan hayattır asıl engel.

İnanıyorum söylediğini candan söylediğine. Ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez. Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak en çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak. Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak en çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak. Mademki bu dünya bile yok olacak iyi niyetli kurbağa akrebe yardım eder. Akıntının ortasında kurbağa sırtında korkunç bir acı hisseder…

Sayfamızı Değerlendirin
[Toplam: 0 Ortalama: 0]